8.09.2014

ARICILIK EYLÜL, ARICILIK FESTİVALİ...

 Bohçaladıgımız oğul yavruyu kapamış...
Bahçede çalışırken bazen saldırıyormuş, dedim hallederiz ana arısını sıkıp attım, yeni f1 ana arı verdik.
Bir hafta sonra çıtaları silkele memeleri kopart, daha sonra ana arı kafesinin kek bölümünü aç talimatını verdim bakalım ana arıyı tutturacak mı?
Dediklerimizi yapmayanlar kusuru ana arılarda buluyor.
İsim vermeden bir örnek vereyim, bir ilçeye 40 civarı ana arı gönderdim.
Giden analardan 30 dan fazlası bir kişiye gitti, aynı kutudan birlikte paylaştılar.
8 Tanesini yeni arıcılardan birisi aldı, bir kaç gün sonra telefon geldi abi acil ana arı yolla 4 tanesini kestirdik....
Öbür arıcıyı aradım abi sende fire var mı ana arı yollayacağım dedim, ne dese beğenirsiniz, daha ben kek bölümlerini açmadım dedi.
Geçenlerde merak ettim tekrar aradım abi sende fire kaç tane var diye, dediki ben hepsini tutturdum.
Arıcılar kendi kusurlarını söylemiyor mu desem kusurunu mu bilmiyor desem...
Sonuçta tüm sorunlar ana arı üreticisine dönüyor...
Kişilerin yılların arıcısı olması, çok kovanının olması usta hata yapmayan arıcı anlamı bana göre taşımıyor...
Daha önce bu tür yazılarım olmuştu...
 Arıyı derme çatma bir ruşete koymuştuk. Doğru dürüst petekli çıtada yoktu. Oğul iyi çalışıyordu ama anasını çmha ettim, arıcılıkta kovandaki ana arının f kaç olduğunu arıcı bilmeli.
 Buda benim erkek çıtalarından birisiydi arı güzel petek örmüş.
 Hafta içi Kocaeli'den bazı arıcılar ana arılarını almaya geldiler.
 Zayıf kolonileri güçlendirmenin en kolay yolu kapalı yavru takviyesidir.
 Doğmakta olan bir işçi var ama gece çekimi olduğu için tam görünmüyor. Bu çıta en geç 5 günde doğar, çıtanın bir yüzünü ana arı iki günde gezse , diğer yüzünü de iki günde gezmiş olsa, 4 günde bu çıtadaki kapalı yavrular dünyaya gelirler...
Bir çıtadan doğan arılar sıcaklığa göre yazın en az 3 çıtayı sarar sonbaharda iki çıtayı rahat sararlar.
Biz bir kovanı güçlendirmek istiyorsak 5 günde iki çıta arı yardımı yapmış olduk, tekrar aynı işlemleri yaparak bir koloniyi kısa sürede 10 çıta arıya bile çıkartabiliriz....
 Arılıkta baylan bayılana....
Sonrasında beklenen günlük yumurtaları görmek gibisi yok...
Cumartesi akşam üzeri bal festivali olduğu için gevşek çalıştım. Yani topu taca attım gibi bir şey bu. Birleştirdiğim 20 ruşeti kontrol ettim anaları kafeste idi, sorunsuz birleşmişler tüm ana arılar yumurtaya devam ediyordu.
Biraz meme dağıttım, biraz etrafı kolaçan ettim sonuçta öğleden sonra Beykoz için yola çıktım.
Beykoz Akbaba köyüne gittim kimsecikler yok, dedim ne iş, Saimi aradım abi belediye önüne gel :((
 Belediyenin önüne vardığımda açılış konuşmaları yapılıyordu, sonra bizim kayınçı tarafı horana başladı....
Acayip kalabalık, ana baba günü derler nasıl, işte öyle...
 Arı evinden Ercan olur olmadık yerde maske giyinir, bende diyorum bu adam beni niye sevmez, niye sevsin ki maske kullandığımız mı var...
 Benimle çok tanışmak isteyen bir arıcı ile tanıştık beni ailesine de tanıttı...
İsim aklımda kalmadı yaşlanıyorum...
 Belediye Başkanımız konuşma yaptı,Beykoz da tarım olur mu, topraksız tarım oluyor arıcıda sonuçta tarımcı :))
Seneye daha çok kovan dağıtır yeter ki siz isteyin dedi. Geçen yıl 500 kovan dağıtmışlar bu yıl 1300 kovan dağıtıldı...
 Saim abi bal konusunu anlattı, spiker soruyor balı nasıl anlarız, anlayamazsınız dedik. Balı arıcıdan almanız lazım aracıdan almayın uyarısında bulunduk.
 Bana da poleni anlattırdılar, ne işe yarıyor, yav bilimsel açıklama isteniyor, söylediklerim onları tatmin etmedi galiba...
 Tezgah arkası kontrollerde bir kazan pasta börek ele geçirdim...

 Bir çok arıcı stant açmıştı...
 Saim abinin standı...
 Bir stantta maket arı...
 Arıcı kumruların standı....
 Sertifika dağıtım töreni
 Evliya Çelebi Beykoz'da...
Şimdi bal yiyerek yoruluyor, ne biçim geziyse uzun süredir kayıptı...
Şu Saim abiye bal tattırma kaşığını bir türlü kullandıramadık, adam iki kaşık yedi mi niye bal alsın...
 Akbaba Muhtarı abimiz biraz kırgındı, festivali biz geleneksel hale getirdik etkinlikte adımızı bile anmadılar diye sitem etti...
 Muhtar abimiz acayip girişken ve mücadeleci birisi, kırılmakta bence haklı...
 Beykozlu arıcıların en iyi bal yarışması vardı, İlçe Tarım müdürümüz biraz kaliteli balı anlattı ama en son dedi ki tahlil yapılmadan şu bal kalitelidir veya sahtedir diyemeyiz cümlesi oldu.
Önüne gelen balın tadına bakıp, kalite beyanı yapıyor....
Tabiki yanlış...
 Birinci gelen bal, ikinci, üçüncü sıralamaya giremeyen ballarda olmuş, açıklama böyle idi...
 1300 Kovan dağıtımı vardı, bir önceki dağıtımda bazı olumsuzluklar olmuş, bu sefer zabıtalar önlem almış yanlışlıklara izin vermemeye çalışıyorlardı....
 İsmi okunan kovanını alıp arabasına götürüyordu...
Kursiyer başına yanılmıyorsam 3 kovan verildi....
 Bu gibi etkinlikler günlük olmamalı....
 Kovanını alan arıcılardan birisi şimdiden taşımalı arıcılığa geçmişler bile...
 Kursiyerler içinde en genç arıcı unvanına bu genç seçilmiş, Bahri kardeşim bu konularda bir numara. Her yıl mutlaka bir şeyler bulur buluşturur ve uygular...
 Genç arıcıya Zaim abinin tüyolarından verdim, patates de, 333 de dedim kasıntısı geçti...
 Bahri bey ve en yaşlı arıcı ile en genç arıcı yan yanalar...
Yaşlı kelimesi yanlış anlaşılabilir, en olgun arıcı diyelim alınmasın :)
Bahri bey ile çoktan beri ne telefon görüşmemiz oldu nede bir araya gelebilmiştik kısada olsa hoş beş ettik....
 Yusuf Şimşak, pencereli kovana bakıyor, normal kovanın yan taraflarına cam takmışlar al sana gözlem kovanı olmuş....
 Normal kovanın yan taraflarına cam takmışlar al sana gözlem kovanı olmuş....
 Bir bal standı daha....
 Malı götürenler var....
 Bir albay arıcımız vardı, bir daha oldu, uzun süredir benimle tanışmak istiyormuş denk gelememişiz tanıştık....
Konuşma ve yarışmalar bitince herkes kovan alma sırasına girdi, bizde yavaş yavaş arazi olmaya çalıştık.
 Beykoz sahilinde biraz yürüdük ve sahilde çay içtik.
Yusuf hadi bize gidiyoruz dedi....
Hayda buda nereden çıktı diyoruz....
 Yusuf'un mekanda ilk işim fındıkların yanında dua ettim, yarabbi verdiğin nimetlere şükürler olsun diye :)
Bizlerden nimetlerini esirgeyenlere ithaf olunur....

 Şükür duası tutmuş olacak ki nimetler gelmeye devam etti.. :)
Yav yiyecek yer kalmadı dayanamıyorum demeye başladım.
Gece 12 olmuş hala laflıyoruz, dedim bu gün zaten çalışamadım yarınımı da  yok etmeyeyim ben bir gideyim dedim.
Olmaz elma toplayacağız, bunada şükür....
 Elmaların dalları yerde...
 Maşallah meyveler yıkılıyor...
 Salkım salkım elmalar....
 Bir ağaç yan yatmış, misafir gelmez ise ağaç ne yapsın taşı taşı, bunların yüklerinin hafifletilmesi lazımdı....
Bir arkadaşım var, yükten kurtarmayı çok sever, bende ona özenmeye başladım :)
 Bu cins elmadan almadın, iyi ondanda doldur, bundan doldur derken bir sandık elma toplamışız...
 Hünnaplar daha olmamışlar onlara biraz kızdım, derdin ne biraz ol...
Elmalardaki güzellik.....
 Gelelim arıcılığa uzaklardan gelen yumurtalar cılk çıktı...

 İki tane yumurta hayata tutunur gibi yaptı larvaları memelere aktardım birisi daha yok oldu, o kadar uğraşın sonu bir meme kaldı, onun sonu ne olacak bilmem.
Elimde çok uğraşıp ürettiğim özel erkekler vardı onlara hazırlık yaptık olmadı...
Pazar günü bir sürü karmaşa içinde birazda ana arı topladım.Kendime böldüğüm arılarada ana arı alıp direk kovana götürüp veriyorum.
Bazen öyle geç kaldığım oluyor ki, ana arı vereceğim kovanı inceliyorum bölme kendisi ana arı yapmış, mecburen doğan ana arıyı öldürüp bilindik ana arı veriyorum...

Bazı kişiler bize sitem ediyor sen bize ana vermedin ama biz başka yerden aldık diyenler oluyor. Benim ana arı satma derdim yok, bunu defalarca yazdım, benim üretim sorunum var. Ne kadar üretirsem yetmiyor.
Bazı kişilerde telefona bakmadığımdan şikayetçi elimdeki siparişleri yetiştirmekte zorlanıyorum, niye telefona bakayım, elimde bekleyen fazladan ana arı olsa telefona bakmaz mıyım, bal gibi bakarım ama 4 senedir ana arı üretirim kenarda hazır ana arı hiç beklemedi....

Telefona baktığımda olmadık sorularla karşılaşmaktayım, ben danışma merkezimiyim, arıcılık forumumuz var, ismiyle üye olanları foruma kabul ediyoruz, veya sorulan soruların cevapları forumda, blogumda veya videolarda var, neden bu arıcılar okumuyor...


 Pazar günü arılığı bir toparlayalım diye İlhami abiyi çağırdım...
Oğlu Gökhan ile geldiler bayağı bir toparladılar, akşam üzeri birleşen ruşetleri arılıktan çıkardık.
Daha önce gidenler ile yenilerin yer değişimini yaptık.
Gece yağmur altında, arabayı yükledik.
Sabah erkenden mesai başlamadan arılığa dizilmeleri gerekiyor.
Akşam spor yetmedi sabah 07:35 de arılarım yerlerine oturdular daha ağızlarını açmadan bir resim aldım.
Sezon gelip geçti bir gün tatil yapamadık, hayırlısı ile sezonu bir kapatsaydım iyice yoruldum...
Bir ay daha yoğun geçer diye düşünüyorum sonrası rölantiye düşeriz....

5 yorum:

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Sayın Bakanım.

Festival bahane , muhabbet şahane.

Uzun zamandır bir araya gelme fırsatını bulamamıştık.İyi de oldu.

Akbaba köyünün muhtarı haklı.Beş yıldır elinde büyüttüğü ve emek harcadığı festivali elinden alındı .Hem de izinsiz.

Bahcedeki ağaçların meyveden dolayı yan yattığını gördün.Malum ben ve komşularım ağaçların üzerindekilerini yeterince alamadık.Ehh bundan sonra sorumluluk senin ::))

Şimdi keçi peşindeyim.Yakaladım mı işlem tamamdır::))

SLM ve Muhabbetle...

muhteşem turunç dedi ki...

Onca bal, meyve, ühüü daha bir sürü şey bensiz nasıl kıydında yedin onları. Zaten Yusufun oraya bir geleyim köpeğine acı biber sürülmüş et vereceğim:)) Seni nasıl boş bıraktı inek anlamadım:( İşlerin yoluna girmekte görüyorum bir bitirde yanına gelelim çalışmaktan bizde helak olduk :) Sağlıcakla kal.

Mirili Arıcı dedi ki...

Abi selamlar;

Bu tür organizasyonlar bizde maalesef olmuyor.
Yapılacak olduktan sonra köy muhtarı bile yapıp işi büyütebiliyor.

Meyve bahçeleri şahane :)

Hayırlı günler...

Ali Türk dedi ki...

Yusuf gezmeler iyi güzelde işleri bir toparlasaydım iyi olacaktı.
Koca yaz gelip geçti bir gün bir yere gidip dinlemedim, hayırlısı bakalım sezon bitiyor.Bir yerlerde birlikte olmak için aslında bahaneler arıyorum...
Muhtar abimiz gerçekten haklı ama bu siyaset acayip bir şey...
Ağaçlatrın yükünü hafifletmek lazım, yazık olmuşlar...
Keçi diyorsun sonra iki ayaklı bir mahluk bulup oyuna getiriyorsun olmuyoru...



Muhteşem abi üzülme senin yerinde onca balın meyvelerin tadına bakmak zorunda kaldım.
Meyve ağaçları ağlıyor, bizim yükümüzü hafifletin diye sen köpeği acıya alıştırmaya çalışıyorsun...
İşlerimiz yoluna girmek üzere sonrasında nereyi bulursam yıkılırım kendinize dikkat edin, demedi demeyin.....


Sağlıcakla kalın.

Ali Türk dedi ki...

Fatih aynı anda eskiden doktor yorum atardı,şimdi sen aynı şeyi yaptın.
Bir kişi doğru işler yaptığında ne büyük işler başarıyor, muhtar buna en güzel örnek...
Meyvelerle gece tam ilgilenemedim, onlara özel zaman ayıracağım :)


Sağlıcakla kal.