25.07.2016

ARICILIK SEZONU TÜM DALLARDA BİTİYOR...

Sadri abim hafta içi ziyaretime geldi birlikte ana arı kutularını kontrol edip meme dağıttık. Uzun zamandır bir araya gelemiyoruz, işlerin artık yavaş yavaş sonu gelmeye başladı. Yavaş yavaş gezi programını yapmaya başlıyorum emekli olan bir kardeşimiz iki keçi almış ilk hedef orası gözüküyor emeklilik kutlanmalı :)
Damızlıklarımdan birisini Sadri abime hediye ettim, çekirdek ekibin mekanikçisi.
Sağ olsun, var olsun.
Bahçeyi gezdik, Bulgaristan'dan gelen domates fideleri vardı acayip domatesler verdi şekilleri ilginç ve aşırı büyükler. Henüz kızarmadılar tadına bakamadık.
Gebze'nin Denizli mah.(köy) her yıl aldığımız pembe domateslerde süper.
Bayram dönüşü Bursa'da Mirili Fatih'i ziyaret etmiştik. A Lisanslı damız lığının yumurtalarını vermişti.
Damızlıklar doğmaya başladılar, ebe gibi kutuların başında bekliyoruz, sezaryen da yapabiliriz :)
Bu damızlıklar oldukça pahalı birde fiyatı kadar eline geçene kadar masraf yapılıyor, damızlık 535 avro ama size gelene kadar 1000 avro harcamak zorundasınız, hızlı bir şekilde size ulaşmasını istiyorsanız. Normal yollardan gelsin deseniz yolda ölme olasılığı çok fazla ve ölmese bile ana arı hayatından çok şeyler kaybediyor, yan,i ana arı ana arı olmaktan çıkıyor.
Normal yollardan dışarıdan ana arı geldiğinde başına neler geliyor alt linkte var, 2008 yılında neler yaşamışız bir bakın.
http://bengittim.blogspot.com.tr/2015/01/karniol-ana-ari-saf-karniyol-ana-ari.html
Damızlıkların kızları farklı renklerde doğuyor,  bu fark nereden geliyor derseniz, istasyondaki en iyi kolonilerin erkeklerinden sperm toplanıyor ve bu spermler mikser gibi bir alette karıştırılıyor, arılıkta ki tüm iyi erkelerin spermleri bir ana arıda bulunması istenmekte.
İşin içine girdikte damızlık kavramlarımızda değişmeye başladı, biz 2008 yılında ilk karniol arılarını getirdiğizde kimliklerde F1 yazıyordu, bunun anlamını bile bilmiyorduk. Sonrasında F1 lerin saflardan üretildiğini öğrendim ve hemen saf peşine düşmüştüm ilk safıma 2009 yılında 200 avro verdim yolda öldü. Damızlık bana baharda lazımdı baharın damızlık satışı yoktu, arkadaşıma damızlık kovanını almasını söyledim kovanı aldı bana ana arısını yollamıştı. 9 Gün süren yolculukta kafesteki kekler erimiş ana arı ve işçiler bu keke yapışıp ölmüştü.
Daha sonra damızlıkların yarıştırıldığını duyduk, bunlar bazı ülkelerde belli kurallara göre puanlanıyor ve sonrasında kalitesine göre farklı lisanslar veriliyor.
F1 ile başlayan damızlık serüvenimiz artık dünyadaki en iyi damızlıklara kadar dayandı. Biz bu işler için binlerce avro harcadık çok canımız yandı aldığımız damızlıklar ertesi seneye çıkmadı.

Bunları neden tekrar ettim, ırk değişimi büyük riskler içerir, en büyük risk ise kabul ettirememek.
Ana arıyı kovana bir türlü kabul ettiremiyorsunuz kabule mecbur bırakıyorsunuz içerideki nesil sürekli darbe peşinde.
Hele birde bu aşamada ana arıyı yumak yapıp sardılar ise bir daha o ana arıdan hayır gelmiyor eninde sonunda o ana arı değiştiriyorlar.
Bir kaç ana arı alıp kabulden sonra sorun yaşayanlar var öyle sorular geliyor ki soruları cevaplamak imkansız. Ülkemizde çok bilen arıcılar var her şeyi biliyorlar bir biz öğrenemedik.

Biz 2008 yılında 14 f1 ana arı getirdik 5 tanesini kendimize bıraktık, bahara hiç biri çıkmadı.
İşin peşini bırakmadık tekrar getirdik. Hiç kimseye de hesap sormak aklımıza gelmedi :)
Sonuçta canlı ile çalışıyorsun, bebekler ölmüyor mu, çocuklar ölmüyor mu, gençler ölmüyor mu, orta yaşlılar ölmüyor mu, her yaşayan ölecek erken veya geç.
Bilmişler diyormuşki ana arıda bir şey vardır, bir şey olmasa değiştirmezler. Ana arıya 3000 TL para ödüyorsun bu ana arı yarışmaları kazanmış ertesi seneye çıkmıyor, şimdi bu ana arı için söylenecek söz ana arıda bir şey vardı onun için ertesi sezona çıkamadı sözü ne kadar doğru olabilir.

Benim anlamadığım işlerden birisi, ben birisi ile ilgi alakasını kesmiş isem defter kapanır, başkaları hakkında ileri geri konuşmam olmaz. Yıllardır bir olumsuzluk olduğunda ortaya çıkan itler bar. benim bir sürü olumlu yayınım var o zaman niye susuyorlar onu anlamıyorum. Ben yolumu ayırdığım kişileri takip etmem, izlemem. Yıllardır sitelerini ve sayfalarını tıklamamışımdır, adamlar bize muhalif sayfalarımızdan çıkmıyor.

Bazı şeyler karakter meselesi, geçen yıl birisi ikinci telefonumu buldu, dedim ki bu teklefon arıcılarda yok, ben bulurum diyor, bende engellerim dedim ve bana ağza alınmayacak sözler sarf etti. Bu yıl birisini araya sokmuş ana ana arılarının parasını ödeyen kişi ana arılar filan yere gidecek dedi şüphelendim, bir bakıyorsun telefonu engellenen vatandaş, ne yüzle benden ana arı istiyorsun, ben o durumda olsam ölürüm bir daha o kapıdan geçmem...

Geçen haftanın en ilginç işlerinden birisi ise bizim Gürol Tiryaki abimizin telefondaki soruları idi. Buyur Gürol abi diye telefonu açtığımda soru şuydu, sende karniyol arısı var mı ?
Gürol abi dedim bu nasıl soru, sen benden yıllar önce karniol arısı aldın, kimse karniyolu bilmiyordu bizde vardı.Gürol abim eskilerden elimde kalmadı yeniden karniol arısına geçeceğim dedi. Allah herkese her şeyin hayırlısını versin.

Neyse gene dağıttık, A lisanslı ana arı için 40 dan fazla kutu hazırladım. Hepsi yeni bölme, eski bölmeler riskli ve çok anasız bekleyen kutular ana arı kafeste iken yalancıya kaçabiliyor, bunları yaşamamak için özel bölmeler yapılmıştı.
Mevsim ve sıcaklar bazı durumlarda değişmelere neden oldu. Kovanlarda hapsedilmeyen erkekler bir kaç gün içinde yok oldular. Bir çoğu ana arı kutularına sığınmış.
Hapsedilmiş erkelerden birisinin akşam uçuş deliği açık unutulmuş ve içeride erkek kalmamış.
Damızlığa ayrılmış erkekler yetmeyecek diye ilk etapta seçilen 25 ana arı kafese alındı 15 den fazlası doğal çiftleşmeye bırakıldı.
Bu 25 sayısıda zaman içinde azalabilir, bakalım bir kaç erkek deposu daha var onların durumlar sonucu etkiler.
Dolayısı ile ana arı üretimi artık bitiyor zaten şu an bir tane iki gün sonrasına dağıtılacak meme çıtası var kaç tane tuttu bakmadım bile.
Gene bal sezonu da bitti sayılır kestane balı hasadı yapıldı, trakyada ay çiçek balarının  hasadı devam ediyor, yani bal geliri artık yok.
Artık 2017 ye hazırlıklar başlayacak.
Bazı yıllar kışın bile kovanlarda erkek olur, acil yağmur lazım ama görünürde yağışlar ortalıkta görünmüyor.
Sarışın nihayet yavruları ,ile birlikte bu kadar yakınımıza geldi. Yavrular acayip yabani en ufak harekette her biri başka yere kaçıyor. Öyle açlar ki yam yam gibi verilen yemeklere dalıyorlar.
Bizim meraklı birader arılıkta iş başı yaptı. Ailemizin elektronikçisi.
İlk okul mezunu olmasına rağmen elektronik işlerinde bayağı bir birikime sahip. Bitkiler konusunda oldukça bilgili.
Köyde çobanlık yaparken radyosunu düşürmüş ve içeride kırılmalar olmuş, yayladasın yakınında kimse yok, kışın yürümeyle en az 3 saatte yaylaya ulaşılabilir. Şimdiki gibi cep telefonu da yok. Radyoyu kendi imkanları ile tamire kalkışmış, yaylada başka yoldaşın yok. Kırılan parçaları naylon yakıp devreleri eriyen naylon ile tutturmaya çalışmış başaramamış.
Rahmetli babam radyoyu tamire götürdüğünde tamirci bu radyoyu kim açtı diye soruyor, babam ise ana avrat saydırıyor, tamirci ise bu çocuk acayip yetenekli ben bu yaşıma geldim bunu hiç düşünmemiştim demiş.
Bizim meraklının en son yaptığı alet, Amerika'dan gelmiş bir define detektörünü, piyasadan topladı malzemeler ile kopyalaması.
En büyük isteklerinden birisi bilgisayar yazılı ama müracaat ettiği kişiler öğretmemiş, yada ben onları gözümde fazla büyütmüşüm diyor.

Bizim meraklı erkek arı topluyor, eğitim baladı. Bu erkekler B lisanlı ana arıya ait, inşallah A lisanslı kızlara verilecek.
İşin garip tarafı ise onlarca erkek arının içinde nasıl sperm olmayanları bulur anlamadım gitti. Bahtsız bedevi misali :)
Mikroskopta çalışmak için belli bir süre antrenman gerektiriyor. Bana göre sıkıntı yok, başaracaktır...
Şakir Türk.
Emin bu yıl iyi arazi oldu, hiç yardıma gelmedi :))
Dedim yav nerelerdesin gel bal vereyim.
Balı verdik, yakında acayip çalıştırırım bunu :)
Trakyadaki arılarımız inşallah geldiğinde Eminlerin evin yakınına inecekler ve evin altı boş, sağım ekibini şimdiden motive etmeye başladım.

2 yorum:

muhteşem turunç dedi ki...

Sevgili ustam :))
Bana yorum atarken demişsinki aç gözlü değilim :)) sen beni hiç arama trakyalının keçileri duyunca oraya doğru seyirt:) aslında haklısın bana gelip kıçı m..lu tavukmu yiycen orada çebiç dururken demi:))
Damızlık, karniol demişsinde epeydir laf etmedim bu konularda ve bu sene videoda çekmedim ancak sağımdaki görüntülerimi bir görsünler nektar geliri durmuş ve ben maskesiz sağım yapıyorum..Sağlıcakla kal.

Ali Türk dedi ki...

Sevgili Hocam Muhteşem bey :)))
Yav attığım yorumdan niye gocunuyorsun, yan yana gelelim, kim aç gözlü balkonlar her şeyi ortaya koyacaktır :)
Sayende kuruduk ne yapayım adam keçi hazırlamış gitmeyekmi :(
Damızlık konusu ve ırk değişimi zor işler, bunları çok bilenlere anlatmak zor vesselam.
Adam bir ana arı alıyor ölmesin, sanki Allah ile yaşayacak anlaşması yapmış sanırsın niye öldü, niye değişti soruları, bitmek bilmiyor.
Bizim gibi damızlıklara binlerce avro verselerdi bu gibiler kahrından kanserden giderdi...
Sağlıcakla kal.