30.01.2017

KAFKAS ARISINA GEÇİŞ EKOTİP ARILARIN YOK OLUŞU...

 30 Sene öncesine gidiyoruz. Yıl 1983…
Resimleri okuyamıyorsanız, indirip okuyun…
Bu çalışma ile ülkemizde kalan son bölge ve ekotip arılar yok edilecektir…
Sorun arılarımız gezginci arıcılık sayesinde bozulmuş ve düzelteceğiz…
Bu belgeler TKV’nin kendi yayınıdır, bir dönemler abone idim. Taa Niğde deki köyüme bu dergiler bir dönem gelmişti…
Tkv den ana arıda almıştım…
Belgelerde yazıyor ama kısaca özetleyelim.
Daha işe başlarken verilen bir karar var.
 Kaskas arısı Türkiye’nin damızlığı, buna işe başlanılırken karar verilmiş. Karar verilmemiş olsaydı bu testler en az 5-6 sene sürmesi gerekiyordu, bizimkiler bir senede hazırlanıp, ertesi sene ülkemizin her bölgesine bu arıları pompalamaya başlamışlar, hala devam ediliyor. (Kafkas arısı ülkemizin her bölgesine uygunmu, tabiki uygun değil hala tartışmaları bitmedi.)
Eğri oturup doğru konuşmak lazım.
Doğudaki kafkas arısı ülkenin geneline nasıl uyum sağlar, bu hiç düşünülmemiş.
Bir başka konu ekotip dediğimiz arılar devlet desteğini arkasına almış kişiler tarafından yok edilmiştir, her bölgeye bu arıyı dayatırken nasıl bölge ve ekotipten bahsediliyor ?…
Nasıl arılarımıza sahip olacağız, bilimciler arılarıza sahip olun demekte, gel de ol…
Bilimcilerimiz hala ekotip ve bölge arısı türküsü söylerken bu çalışmalardan haberleri var mı…
Şimdilerde herkes Kafkas arısının Akdeniz’de, Egede ve Marmara’da olmadığını söylüyor ama dayatma devam ediyor…

Damızlık arı çalışmalarında 3 bin kovan taranmış, damızlık olabilecek arılar oradan Ankara’ya getirilmiş, bu yanlış değil mi, o bölgede bu arı başarılı ise, niye başka bölgedeki arılarda tarama yapılıp bir kaç bölgenin damızlığı oluşturulmadı…
 Bir sene içinde arılar test edilmiş, hastalığından bal verimine ve oğul verişine kadar her türlü testin hepsinden geçmiş…
İşin garip tarafı ise bir yıl sonra Amerika’dan Kafkas hazır ana arı getirilmiş. (Orijinal Kafkas)

Yapılan işlerin fiyaskoyla sonuçlandığı görülüyor, fiyasko olmasaydı niye Amerika’dan saf Kafkas getirip, bunlardan üretim yapılsın?…
Burada benim aklımın almadı testleri geçen ve başarılı olan arılarımız varken niye yurt dışından arı getirildiğidir, sizce bu durum normal mi?…
Yayınlar ve yapılanlar burada sizde kendinize bu soruları sora bilirsiniz.
Şimdilerde yurt dışından arı getirenlere çok ağır ithamlarda bulunanlar var, bu söylemleri yapanlar hiç aynaya bakmıyor mu acep…
1985 Yılında ise orijinal Kafkaslardan üretilen ana arılara geçilmiş, demek ki bizimkilerde iş yoktu?
Orijinal söylemi Amerika’dan gelen ana arılara kullanılıyor…
Aradan geçen süre 30 yıl ve aynen Kafkas üretilmeye devam edilip ülkemizin damızlık arısı kafkas denilmiş.
Ekotiplerimizin yok oluşu başlamış…
Gelelim bizim bilimcilerimize, diyorlar ki arılarınıza sahip çıkın…
Arılarımıza sahip çıkmak için mi Amerika’dan getirilen kafkas üretilip ülke geneline verildi…
Şimdilerde bölge arısı türküsü söyleyen bilim adamlarımız neyin ekotipinden bahsediyor, bölge arılarını kim bitirdi…?
Benim bazı konularda sorularım var, arıcılar her verileni nasılsa yiyor diye, bazıları mart kedisi olmuş durumda. Öpenler onlar, bağıranlar da onlar…
Geçenlerde bilimcilerden birisi, üç kilo fazla bal yapmak için yurt dışından arı getirenler filan demiş, arıcılık az bal almak için mi yapılıyor…
Arıcılara devlet maaş vermiyor, ne kadar çok bal o kadar para demektir…
Az bal için arıcılık yapacaksak ise Amerika’dan niye ana arı  getirmiştiler…
Şu ana kadar bilimcilerimiz bize hangi arıları ıslah edip kullanın diye sundular soruyorum…
Hangi bölge arısını koruyup gen bankası oluşturdular, soruyorum…
Daha önce bu tür bir yazı yazdım, benden özür istediler, sen kimsin kariyerin nedir diye bize tepeden bakılmıştı…
Biz arıcılar siz bilimcilerden neler beklemeliyiz, yıllar boyu hep laf mı dinlemek zorundayız, sizin icraatlarınız nerede…
(Not: Yayının arıbakanı com adresi,alttaki link. Kötü yazılım diye şikayet edilmiş, bağlı bulunduğum hosting bildirimde bulundu, bu yayının neresi kötü yazılım. Adamlar geçmişte ne yapmışlar ise degide  yayınlamış, dergideki yazılardan başka anlamı varmı? parantez içindeki yazıları yeni ekledim.)

3 yorum:

ali özdemir dedi ki...

ali bey ben yeni bir arıcıyım ama ilk günden beri sizi ve yaptıklarınınzı takip ediyorum ve yaptığınız her çalışmayı takdirle karşılayıp bir çok arkadaşa sizi takip etmesini söylüyorum,yazınızda ki ifadeleriniz ve arıcılık konusunda bu güne kadar yapılanların hepsi doğru ,yalnız namık kemal üniversitesinde yapılan sadri abininde içinde olduğu trakya arısı ıslah çalışması sizce doğru mu?yani ıslah edilmiş trakya arısı gerçek mi?

Ali Türk dedi ki...

Ali be
Alt linkide bir okuyun.y ülkemizde proje çalışmalar hiç bitmez. Adamlar ömür boyu başarısı olmamış ama gündemdende düşmüyorlar, ülkemizin arıcılığını taş devri öncesine götürdüler, arıcı milleti bir acayip, başarısız hocaları el üstünde tutuyor kimse hesap sormuyor. Madem büyük hocasınız, başarılarınız nedir, buluşlarınız var mı kimse sormaz, yalakalıkla işler devam ediyor.
Trakya arısının islahını bana niye soruyorsunuz, ıslah yapanlara sorun, beni ıslah yapıyorum.
Gerçi soru sormaya kalktığınızda sizden kariyerinizi soruyorlar, geçmişte bana sordular ve özür dilettiler.

KARİYERİNİZ YOKSA, ÜLKE ARICILIĞINA LAF EDEMEZSİN...
http://bengittim.blogspot.com.tr/2010/07/ozurluk-bir-sey-yoktu-ama-ozur.html

ali özdemir dedi ki...

yazıyı okudum size bir kez daha saygı duydum çalışmalarınıza devam Allah yolunuzu ve alnınızı açık etsin ,allaha emanet olun