12.06.2017

ŞİLE KIZILCA KÖYE NİHAYET KESTANEYE GİTTİK...

 6 Haziran salı akşamı kestaneye gidecek arıları taşıdık. Arı indirdiğimiz yere araba girince indirmek çok kolay, aldığını yere koy ve araç ilerlesin indire indire gittik işlem çok kısa sürüyor. İndirme bittikten sonra en önemli iş kovanların musluklarının açılması, geceleri bazen bazı kovanlar arada kaynaya biliyor, yıllar öncesi 30 çıtalık bir arı unutulmuş bir kaç gün sonra gittiğimizde hepsi ölmüştü. Sahuru geçen yıl olduğu gibi bu yılda İlhami abinin kardeşi Nizami abinin evinde yaptık, geçen yıl eve girdiğimizde ezan başlamıştı, ezan bitene kadar yemiştik :))
Bu sefer yemek işi rahattı, Pelitliye geldiğimizde ezan başlamıştı, sabah 4 gibi evdeydik.

Ramazan ayı içinde arıcılık oldukça arıcıları zorluyor. Son zamanlarda bir kaç saatlik iş bir kaç günde bitmiyor. Arı taşıma işide aynı oldu, cumartesi götürelim olmadı pazara kaldı pazar olmadı, pazartesi götürecektik en son salı akşamına kaldı.İnşallah bereketli olur, bu yıl çiçek balları iyi gidiyor, kestanede iyi gider, bir başka önemli detay ne zaman kıştan çok arı kaybı ile çıkılsa o yıl acayip bal oluyor.
 Geneli bizim avcı gurubundan olan gençlik arı yüklemeye geldi, ertesi günü mesai olduğu için arı indirmeye gelemediler.
 Arıları bıraktıktan sonra gebzeye şimdiye kadar görmediğim yağmur yağdı. Saatlerce durmadı, 15-20 metre koşarak gidin sırılsıklam oluyordunuz.
Şileyede yağmur yağmış ama kestane açımının başı olduğu için zarar olmamıştır inşallah.

 Enes Emin ve ben arılıkta çizme ile dolaştık, çizme bile bazen yetmedi çizmenin üst tarafından pantolon ıslandı.
Mayıstaki soğuklar, haziran ayınada sarktı akşamları bir kaç gün bayağı serin ve yağışlı geçti.
Hazır ana arıların toplanması ve bir an önce gönderilmesi gerekiyor.
Hazır ana arının ana arı üreten kişide durması risktir, bir bakmışın bu kutu bana dar geliyor diye alıp başını gidebiliyor. Kovanlarda olduğu gibi kutuyada bu süreçlerde iş vermek lazım kek olacak, petek örmesi lazım.
 Nihayet haziranın ikinci haftası hava şartları normale dönmeye başladı.
Arılığa mesai sonrası gittiğimde manzara. Enes Emin bir arıya kat vermiş ve sonrasında arılıktan kargoya yetişmek için ayrılmış...
 Şile ilçe tarımdan,Kerem beyin tohumladığı arı ölmedi ama yumurtada atmadı.
 Suni tohumlama işlerinede ara vermedik ama yüklü tohumlamalarda yok, kenarda sperm varsa uygulama dahada kolay oluyor.
Elimdeki eski emmi damızlığa, üç yıldır şampiyon olan gene eminin 2013 yılının şampiyon erkeklerini verdim, bir tanesine ise A lisanslı erkekler verildi. Bu erkekler için bu yıl 800 km yol yaptım Engin abiden Allah Razı olsun.

Bu hafta ise Emminin 2016 yılında gelen damızlığından aldığım yumurtalardan doğan kraliçeler tohumlanacak, 18 memeden 11 tanesi uygulamaya girecek.

 Bazen ilginç tablolar ile karşılaşabiliyorsunuz. köylerde tarlaların içine tarladan aldığı hisseye konteyner veya prafabrik koyanlar oluyor, bunların yerini buroda çözemediğimizde yerine gideriz yaklaşık olarak yerini belirleyip koordinatlarını Büyük şehirdeki numarataja iletip sisteme kayıtlarını yapmaktayız.
Bir tarlaya 11 filan yapı konuldu hep tarife göre yerleri belirlemeye çalıştık çorbaya döndü yerine gitmek zorunda kaldım.
Yolda bu hurda motoru gördüm birisi orada bana yardımcı oluyor ara sıra dizleri üzerine düşüyor, dedim sana ne oldu aşağıdaki motorla kaza yaptım, omur ilikte hasar var şu an iyiyim en azından gezmeye başladım dedi.
Uzun süre ayağa kalkamamış, şu an düşe kalka yaşamaya devam ediyor.
Tarladaki tüm konutları tek tek gezdik, isimleri alıp yanlış olanları düzelttik.
 Geçen yıl eylül ayında yaprağını döken bir armuttan kalem alıp yabani armuda yarma kalem aşısı yapmıştım ağustos ayı sonuydu. Ağustos ayında aynı yöntemle başka yarma kalem aşılar yapmıştım bazıları tuttu. Demek ki yarma aşı bahar haricinde de yapılabiliyor. Yaptığım bu aşı tutmasına rağmen 2016 yılında uyanmadı, 2017 baharında ise filizlendi, şu an bir metreye yakın sürgünler var. Bu yıl yapılan aşılar bu boya gelmesi çok zor.
 Durgun yarma kalem aşısı.
 Bir ara Gebze de bal akımı kesildi, yeniden başladı karaçalı ve böğürtlenler açtı.
 Ülkemizde bir çok meyve değerlendirilimiyor, en sefil duruma düşenler ise dut ve incir, mevsimi geldiğinde perişan oluyorlar. Böyle bir nimet çöp oluyor.
 Bir yerde bu manzara ile karşılaştım, dut ağacının altı tüllerle bağlanmış, genelde dutlar bu örtü üstüne düşüyor.
 Bu tür kayıpları gördüğümde yemek için bir şey bulamayan Afrika aklıma gelir.
 Aşı kalemlerinden artan ikinci parçalarıda suya ısladım, bunlarda filizlenip köklendiler.
Filizlenip kök salan çelikler saksıya veya toprağa alınıyor.

 Şu an asmada aynı hadiseyi uyguluyorum üzüm asması filizlendi ama kök henüz yapmadı.
 İlk filizlenen çelikleri pet şişeye almıştım.
Son çelikleri direk toprağa aldık seneye  söküp isteyene veriyoruz.
 Bizim Şenol ağanın alet nihayet bitmiş. Şimdide diyor ki iğne yok. Beter ol dedim. 5 Yılda hala işe başlayamadı beni hasta etmeye devam ediyor.
 Alet oldukça basit ama ayaklar hafif kalmış. Suni tohumlama aleti ağır olmalı, bizimki şimdi diyecektir ağa görmüyormusun masaya sabitleyeceğim ama ağır ve gezgin olmalı.
 Trakya ağası bu yıl arılarını araç ile götürüp getirecekmiş, arı indirip bindirmeye son. 6 Aydır bir romok bitmezmi, bitmiyor hayret.
6 ayda arı yüklemesi sürer kesin.

2 yorum:

muhteşem turunç dedi ki...

Araba arılığa girdikten sonra bırak beni nenen bile arı taşır ne var bunda:))Yağmur yağsa ne yazar İlhami abi var yanında korkma bak karnını doyurmuş git eve yat 4 saat sonra işe git demiş daha ne istesin:))Enes de tıpkı ben geçen hafta yaptığım bölmelerden biri ahşap ruşette kovanlardan birinin üstüne koymuşum ağzı kapalı:(( akşam oldu döneceğim yaw bunu buraya niye koydumki deyip kapağını açmamla kapamam bir oldu ama iki tanesi o anda gözümden yapıştırdı. ev halkı arabda oturmakta aldım yerine koydum kapağını açıp vınladım:)) arıcılar ustalaşınca oluyor bunlar hoş tabi seni geçemeyiz nerde bizde 30 çıta arıyı yakmak:))Şenol agaya laf yok oda benim gibi kışın hararetlenip işe başlar yaz gelince vait bulupda işi devam ettiremez:)) konuşacağına ovacık köyündemiydi şu şamadıralı şerbetlikleri olan kovanlar vardı onun iskeletini şenola götüreydin ya duasını alırdın bu havada mübarek gün demircilerde uğraşıp duru:))
haberin kadar yorum oldu bu yeter hele

sağlıcakla kal.

Ali Türk dedi ki...

Muhteşem hocam arı indirmek genelde sorun olmaz asıl arı bindirmek sorundur bizde. Ovacıktan arı getirdik, darıcadan arı getirdik, pelitliden hepsini birleştirdik ve yükledik. İlhami abim her derdin ilacı maşallahı var her yere atom karınca gibi yetişir.Enes yardırıyor böyle durumlar yardıranlar için normal. 30 Çıta mevzusuna gelinde arıları gece açarken bizin yeni hacı gidip arabanın farlarını yaktı arılar beni sardı, arılardan kurtulup geri geldik o esnada kovanın birisi arada kaynamış, kim ister arısını öldürmek, biz oraya kestane balına gitmişiz.
Şenol ağaya nasıl laf yok, yata yata büyüdü baaa :))
Abi o bahsettiğin şamandıralı kalpazan hemen pelitliye bitisik mollafenaride atıl bekliyor.

Sağlıcakla kal.