22.10.2011

ARICILIK VE KÜLTÜR GEZİSİ




Arıcılık bana çok dost kazandırdı, bunlardan biriside Ali Şekerli abimdir.

Beni şu an evinde misafir edip, artık uğurluyorlar. Şekerli abimin evinde yaklaşık 4 saat kalmışım. Artık akşam oluyor bizim otobüsleri bulalım diye yola çıktık, otobüsler önümüze çıktı ve hemen ayrılmak zorunda kaldık, resimdeki diğer kişi ise Aykut Şekerli.

Enteresan gezilerimden birisi diyebilirim. Belediyemiz Edirne'ye Kültür gezisi düzenledi bana soruyorlar, gidecek misin? diye, beni en başa yazın dedim::))

Gezi bir hafta ertelendi ben gene gideceğimi beyan ettim. Edirneyi defalarca gezmişim zaten insan doyamıyor demek ki::))

Otobüslerden indiğimizde Ali abi karşıladı beni. Bir dolaşalım diye kafileden ayrılıp kayboluyorum, bilmediğin yerde bilmediğin kişiyle dolaşırsan tabi kaybolursun....


Yolumuz üzerinde Pehlivan mezarlığı varmış, ben ilk defa gördüm. Uzaktan diyorum yav bu nasıl reklam, mezar taşında pantolonun ne işi var çözemiyorum. Yaklaşınca uyandım, bunlar yağlı güreşlerde giyilen kısbet.

Mezardakiler Kara Emin ve Adali Halil, dünya pehlivanları.


Ali abinin evinde sohbet ederken, arkadaşlardan bahsettik, o sırada Trakyalı Şenol aklımıza geldi. Yaklaşık 10 gündür aramıyor, demekki bal satamadı, diyecem taa Erzincan'ı arıyor ama....

Dur bir arayalım dedik. Oda bizim kalfaya takmış, o pinti hoca paraları mezara mı götürecek, beni hiç aramıyor diye sızlanıp durdu.

Bu sırada Askerden yeni gelen Ali abinin oğlu Aykut odaya girdi, magazine son dedim, işimiz var.


Suni tohumlama konusunda hemen hemen hiç sorunum kalmadı. Ben çok meraklı birisiyim, kraliçe dölleme videolarında neler konuşuluyor, hep merak ediyordum. Tüm videoları defalarca izledim ve zaten filmleri bilgisayarıma indirip, genelde ara sıra izlerim. Bilgisayardaki videoları flaş diske alıp yanımda götürmüştüm. Videoları sıradan izleyip, bazı noktalarda müdahale ettim, Aykut o noktalara bir şey yapıyor program sonra arattığınızda oraları size yeniden izletiyor.


Bu resimleri Ali abi arkamızdan çekmiş, bana attığında resim çektiğini öğrendim. demek ki kendimi iyice kaptırmışım. Ana arı dölleme konusunda ne kadar önemli video varsa onları izleyip tercüme ettirdim. Önemli noktalar vardı, Ali abi not al diyor, nota gerek yok zaten uygulamalarda sorunlar karşımıza çıkıyordu. Bir örnek vereyim erkek arıyı sıkıyorsunuz sperm kesesi bile patlıyor, biz bunu bazı erkeklere buluyorduk, videoda diyor ki, eliniz hassas olmaz ise sperm kesesini patlatırsınız::))

Aykut çok ileri derecede İngilizce biliyor, bazı kelimelerde zorlandı, ben bu kelimeyi burada duyuyorum diyor, sözlüğe bakıyor, gene tam karşılıkları yok, ben yaklaşık bir açıklama duyduğumda ne denmek istendiğini anlıyorum.

Dil bilmek bazı konularda yetmiyor, mesleki terimler, her mesleğe özgü ve o meslektekiler tam karşılıklarını bilebilir.


4 Saat nasıl geçmiş anlayamadık, bu arada yanımıza Ali abinin, kardeşi Ersin gelip gitti.

Bu arada Ali abide bu işi bana öğretecen diye söz aldı.

Biz bu videoları bir sene öncesi bulsaydık, bir sene kaybetmezdik. Bu videolar 2011 in mayısında yayınlandı, ve ben buldugumda 16 kez izlenmişti. Schley in ise yeni videolarını yayınlanmadan öğrenmiştik. Bir kaç dilde alt yazılı olacak, Türkçe si çıkacak mı bilmiyorum, Mehmet Yüksele yazılarını sen hazırla diye teklif etmiş.

Bilgiler de sorun var, Prof Schley, ana arıya 1 mm girip zikzak yapılacak derken, Suzan Cobeyy 0.5 mm girip zikzak yapın diyor.

Bence ikisindede oluyor, zaten ölçüm yapamıyorsun ki, 1 mm neresini ölçeceksin, göz kararı, zaten 1 mm 20x olduğunda 2 cm oluyor mikroskop altında.

Bir başkası ise ne var bende yaparım bu işi demiş, kim dersiniz, Trakyalı Şenol. Yapılamayacak bir iş zaten değilde, bir çok unsuru bir araya getirmek gerekiyor. Bunları başlıca sıralamak gerekirse, hijyen, olgun erkek, ergin kraliçe, tohumlama cihazı ve sizin yeteneğiniz. Arkasında ana arı üretilen bir yeri olmayan bu işi beceremez, çünkü defalarca deney gerekli. Ben bu işi yaptım oldu, belgesi olanlar bile diyemez.

Arıcılık ve suni tohumlama, denildiğinde bu işin bilimsel olanı demektir. Yani ıslah yapabilirsiniz tabi genetikçi ve arıcı bilim adamlarından oluşan bir ekiple, saf arıları koruyacaksınız.

Ben bu işin saf tarafındayım ve yerli üretilmiş saf karniol arılarım var. Hemde öyle bir yerli ki, bu konuda bu ülkede benimle kimse boy ölçüşemez.

Ürettiğim ana arıyı koyduğum kafes bana ait, ürettiğim ana arı çiftleştirme kutusu bana ait, kovanlar bana ait, üretmiş olduğum saf yerli karniolu dölleyen alette bana ait. Memlekette yerlici hastaları var, benden daha yerlicisi yok, ben laf değil iş ve icraat yapıyorum......

Güzel bir kültür gezisinin sonuna gelmişiz. Ali abi ve Aykut beni son derece mutlu ettiler, kendilerine teşekür ediyorum. Allah razı olsun.


Ben Edirne'den ayrıldıktan sonraki gün ise her taraf kar olmuş, bu resimde Ali abiden geldi, bir gün sonrası öbür resimlerin içinde attı. Doktor şimdi diyecektir, gittiğin yerde ot mu biter diye ama bence bu bereket be::))

7 yorum:

MUHTEŞEM TURUNÇ dedi ki...

Abi filmlerin tercümesini beleşe getirdin hadi iyisin:) Aykut kardeşim babasının hatırına gık dememiş anlaşılan sağolsun varolsun. Niye böyle diyorum banada faydası dokundu. Kendine haksızlık etme senin geçtiğin yerde ot bitmez olurmu Isırgan otu senin gibi gudümsüzlerin geçtiği yerde biter be:)Kal sağlıcakla..

ALİ TÜRK dedi ki...

:S
:S:S:
:S:S:S

ALİ ŞEKERLİ dedi ki...

Abi gene beklerim ne zaman istersen... lafı bile olmaz, ayağına sağlık.. işlerinde kolaylıklar dilerim, sağlıcakla kal...

ERZİNCANLI ARICI VECDİ dedi ki...

Ali bey,bir taşla iki kuş vurma buna denir.Yerli kimsede kalmadı,Eko tip yerli sanal ortamda konuşulan kavramlar.Moda arılık gösterme.Hasad ı gösteren yok.Olmayan hasadın neyi paylaşıla. Vermeyince mabut ,neylesin sultan mahmut.Saglıcakla kalın.

ALİ TÜRK dedi ki...

Muhteşem abi evet, birimiz ne biliyorsa, ekip üyeleri bunu hemen öğreniyor.
Benim geçtiğim yerde neler bitiyor bir bilsen::))

Ali abi çok sağ olun. Kafamdaki soru işaretlerinin tamamı yok ettim. Seneye uygulamalar başladığında gel, hemen işlere koyul.

Vecdi abi ne kuşlar vurduk biz::))

Benim üzüldüğüm bizim bilimcilerimiz bu konuda hepimizi uyuttu, ekotip diyor ver bana ekotip desen verecegi arı yok, yerli diyor ver bana yerli desen verecegi bir arı yok, işin en önemli kısmı ise hala bu kişilere hesap sorulacağına, aman hocam, yaman hocam diye yalakalıklar yapılması, üzgünüm::(((

Arıcıyım diyenler ise bize sataşmayı bir şey zannediyor.İnverte karşıydılar ne oldu. Dünyadaki en önemli iki arıdan birisi karniol, ona bile karşıydılar ne oldu. Bize sataşanlar ise kendi arıcılıklarını bir göstersinler.
Bize sataşanlar arıcılıkla alakası olmayan ve kendisini arıcı sayanlardır.
Madem arıcılıkları varsa niye her şeylerini paylaşmıyorlar, hep çene çalıyorlar ve adam ayartıyorlar.

Kalın sağlıcakla.

UĞUR GÖK dedi ki...

S.A
Ali abi maşaallah işleri yoluna koydunuz .Saf üretimi dahil.Sizin o taraftaki arıcıların çoğu transfer işini uygulamalı, pratik yaparak ustasından öğrendi.Bizde sıkıntı var abi.Uzaktan tarifle ve ya film izleyerek zorlanıyor başarısız oluyoruz.Bu yaz Samsun'a mutlaka bekliyoruz abi bizde bu memleketin çocuğuyuz ,bu memleketin arıcısıyız.
Abi senden aldığım f1 ler ve eski yöntemle ürettiğim f2 kolonilerimle bu sene kovan ortalamam 30 kg'mı geçti bile.Civardaki arıcılardan bazıları bütün paylaşımlarıma rağmen Uğur Hoca bir şeyler yapıyor bu arılara.Nasıl bu kadar bal alıyor ? diye dedikodu yapmışlar. Allahtan bunu köydeki eski muhtar Mustafa abiye söylemişler oda demiş hoca bal sezonu başladıktan sonra 4 kere geldi o da 2- 3 saat kontrolden sonra geri döndü ilçeye diye izah etmiş.
Burda Celal dayı mız var 45 kovandan 60 kilo bal aldım diyor.Ya
zık! bu insanları verimsiz arılardan kurtarmamız gerekiyor abi.
İnşaallah önümüzdeki yaza Samsun Yakakent'e bekliyoruz.Burdaki arıcıların size çok ihtiyacı var abi.....
İyi çalışmalar

ALİ TÜRK dedi ki...

Uğur, işleri yoluna koyduk, eskiden uygulama yapılacagı gün sabahtan bir sıkıntı basardı ve o gün acyip gerilirdim. Şu an ben ve arkadaşlarım için saf arı üretmek çocuk oyuncagı diyebilirim. Bu bizim en uç noktamızdı ve oraya gelindi.

Larva transferiyle alakalı yeni videolarım var bir türlü toparlayamadım, kışın bunları bir araya toplayacagım.
Eski videolardan daha iyi ve larva konusunda hata yapıyorduk, kaşıkla aldıgın malzeme içerisinde larvayı göremeyeceksin. Kıl gibi bir şey olmalı, bunu bu sene katılmış olduğumuz ana arı üretme kursunda öğrendim. Ordu size yakın, Feyzullah beyi ziyaret edebilirsin. Birde videolarda makinalarımız yetersiz kalıyor, daha uzaktan zumlanıp kalite çekim yapan makinaya ihtiyacım var, makinayı larvaya yaklaştırıyorum, bu sefer makina görüyor, ben göremiyorum.

Ülkemizdeki verimsiz arılardan arıcılarımız degil bilimcilerimiz sorumludur. Ünvanlarla ıslah ve damızlık oluşturulamıyor. Bize damızlıklar verdilerde kullanmadıkmı. Hala taş devri arıcılığını tavsiye etmeye devam ediyorlar. Yurt dışına gittiklerinde bu bilimciler nerelere bakıyor, 3-4-5 katlı arıları şimdiye kadar niye görmediler.

Bende bu memleketin çocuguyum ve ülkeme faydalı olmaya çalışıyorum, bunuda ben ve arkadaşlarım başardı diyebilirim. Bilimciler bizim ekip kadar arıcıları etkileyemiyor. Bizi sevmeyenler bile kullandığımız bazı malzemeleri, ismini degiştirip kullanıyor, mesala metro demiyorda, depo kovan diyor::)) Ama bunun gerekli oldugunu ben tespit edip uygulamaya koymuşum, peşimizden gelenlerde tabiki kullanacak, sorun bana karşıymış imajı verip kullanmasında::))

Ülkemizin arılarını hep gördük ve yıllarca kullandık ve hep hüsranla yeni seneye başladık. Bu uyutulma yavaş yavaş degişiyor. Biz kimseye aman şunu kullanın demiyoruz. Fakat acayip masraflar, acayip koloni sayıları ve kovan başı üretim bir çıta bal bile degil.
Sonuçta ülkemiz kaybetmeye devam ediyor.

Sağlıcakla kal, bu yorumu ana sayfaya taşıyabilirm, yada foruma. Yeni yazılarım var. Bu yorumuda o yazı içinde kullanırım.