10.11.2014

ARICILIK VE 2014 KASIM AYINDA SON DURUMLAR...

Arıcılık işlerinin yoğun bölümü bitti...
Sıradan rutin kontroller var.
Balı olan olmayan mevcudu iyimi zayıfmı, sorunlu ana arı varmı, anasız koloni varmı, bunların çoğu tecrübe gözlemle çözülecek şeyler...
Ruşetleri inceliyordum, sarıca kendi kovanı gibi ruşete daldı, dedim bunda sorun var açtım, geçen hafta verilen şurup çekilmemiş. Ortadan bir çıta çektim ana kapalı ana arı memesi vardı...
Arılıkta hiç bir şey yapmadım diyorsun hiçte boş durmuyoruz.

Gelelim hafta sonu yapılanların sıralamasına.
2013 de tohumladığım arılar vardı bir göreyim son durumlar nedir...
95 Numara 98 numaranın kızıdır...
Bu arılar damızlık değildir...

98 Numaralı ana arıyı Mersin Aydıncık'ta tohumlamıştım. Aldığımız kolonilerin aktarımı vardı, oğul veren bir koloniye denk gelmiştik...
Memeleri bozarken memelerden birisi elime doğdu...
İlerki günlerde suni tohumlama yapılacaktı, hemen kafese alınıp kendi arısından bir miktar arı ile bölmesi yapıldı.
Suni tohumlamaya ara verdiğinizde aradan 4-5 ay geçiyor ve yeni çalışmada kendi kendinizi beğenmiyorsunuz...
Hızınız ve yetenekleriniz azalıyor, bana ne oldu diye kendi kendime kızarım...
2013 Yılının ilk döllenecek ana arısını Akdeniz arısı seçmiştim. Bir şey olursa buna olsun elimiz alışsın, bir nevi antrenman olacaktı...
95 Numaranın kızlarının babası karniol, dedeleri karnioldu,Nine tarafını anlatmakta kelime bulamıyorum bir yerde tıkanıyor...
95 Numarayı bu yıl kestane balına soktum, bir ay öncesi 5 çıta yavrusu vardı, 3 çıtasını arısıyla bölüp başka arılığa götürdüm.
2013 Yılının ilk suni tohumlama ana arısı 98 Numara...
Tohumlamada  karniol spermi vermiştik...
Video çekimlerinde bazen makina elimde oluyor, bazen bir yere makınayı bırakıp video alıyorum. Bizim bilgisayarcılara görmüştüm, güvenlik kamera tutturma aparatı. Trıpot işini buna havale ettim ama tam olmasa da iş görüyor...
Genede bir trıpot almam lazım, çok video çekiyoruz, açılar bazen çok önemli oluyor...
Cumartesi günü arılıkta tarama yapmakla geçti...


Kıvırcıkların arasına soğan ektim...
Hazırda dursun diye 200 litre civarında şurup hazırladım. Bu bizim bir tura ancak yetiyor, yarım yemlik verir isek iki tur yeter.
Kolonilerde stok sorunu olan yok.
Hafta sonları hep yanlız çalıştım, İlhami abi iki haftadır arazi...
Nerdesin çalışıyorum ustam diyor...
Dedim bu beni atlatmasın, bir denetleme yapmaya karar verdim.
Fabrikada çalışma süper, hemen bende çalışmaya katıldım...
Dönüşte mesai arkadaşım Vedat Yılmaz'a rastladım.
Özel kreşine girerken denk geldik, korna çaldım öyle dur bir resim alayım diye.
Yeniden bahçedeyim, ruşetlerin yavru durumları devam ediyor...
Darıcada kolay kolay yavru kesilmiyor, kullandığımız arılarında bunda etkisi var. Aynı arılıkta iki kafkas arım var yavru yapmıyorlar, birisine iki sefer ballı çıtasını alarak yavrulu çıta girdim.
Plastiğe çalışan ruşetleri çıtası, standar çıtanın yarısı kadar. Bu ruşetler ana arı üretimi sonlandığında birleştirilen arılardan oluşuyor...
Ruşetleri sıkıştırsam biraz daha yavru atabilir ama bir türlü tam boşa çıkmadık, bundan sonra sıkıştırma işlemi devreye girecek, artık son sıcaklarda bitmek üzere.
Kolonilerde savunma acayip, genelde Akdeniz arıları böyle oluyor, musluğun önüne yayılıyor, dışarıdan geleni havada kapıyorlar...
Ektiğimiz kıvırcıkların üstünü kapatalım diyorduk, 4 metre demir benim hesaplarıma göre yetecekti...
İlhami abi benim boyumda olsun dedi, sanki içeride cemiyet yapacağız...
6 Metre demir ile en yüksek yeri ölçtüm, 1.5 metre oldu.
İlk sera çalışmamız. Bu arada dişimize göre bir yarışmacı bulduk, Allah ikimizinde sonunu hayırlı etsin...
Naylon yetmedi, bir kaç parça daha naylon vardı onlarda olmadı, mecburen yeni naylon aldık, havalar soğumadan sera işinide halledeceğiz...
Ara boşluklarda biraz daha zeytin topladım. Mat olan zeytinlerde delik yok, parlak olanlara kurt girmiş. Bende hep mat olanları topluyorum.
Cumartesi birde çekmeceleri kontrol edeyim dedim, bu arıda önceki mücadelede çok fazla varroa dökülmüş...
Arının önünde de bir sürü sökülmüş arı ve yavru gördüm.
Normalde varroa mücadelesi yapıldı, bu görüntülerden şüpelenip üç kovana yeniden fulimetril etken madde verdim.
Ertesi gün duruma bakıp, yeni mücadeleye gerek varmı yokmu karar vereceğim...

Pazar günü ilk çekmeceyi çektim oda ne oha...
5-6 Çıtalık bir Akdeniz arım...
Bir kovanda bu kadar mı varroa olur...
12-13 saatte dökülen varroaya bakın. Varroaların çoğu calı geziniyordu. Altı açık kovanların en büyük özelliklerinden birisi bu, mücadele yaptığınızda sonuçları görebiliyorsunuz...
Makro çekim varroalar, birazda video aldım...
Tabanda cemiyet yapmadıklarına göre ölmek için kıvranıyorlardı...
Hemen öbür iki kovanın çekmecesini çektim onlarda azda olsa varroa dökülmüş ama birinici kovanın onda biri bile değildi.
Üçüncü çekmecede durum böyle.
Bu sonuçlar bizin yeniden varroa mücadelesi yapmamız gerektirdiğini gösterdi. Haftaya bir tur daha fulimetril geçip oksalik asit damlama yapmayı bekleyeceğiz...
Cumartesi akşamı bazı ruşetleri, arabaya yükledim, pazar sabahı darıcaya indirdim. Bu arı satışıma işini bir türlü bitiremedik. Yeni gelen ruşetlerden birisi dikkatimi çekti, geldikten 2-3 saat sonra acayip polen getiriyordu. Yerlerini tam bilmediklerinden olsa gerek ben girişi engelleyince elime ve makinaya konmaya başladılar.
İlk defa böyle resimler aldım...
Bazı arılar elimdeki propolisleri kemiriyordu...
Polenli arılar...
Öğlenden sonra bu arılıktan ayrılıp Pelitliye geçtim...
Kangal köpeği...
Pelitlide bulunan arılığın bitişiğinde koyun ve keçilerin bekçisi geçen hafta yavruladı. Bahçeye girene hırlıyor. İkramları geri çevirmiyor...
Yoğun bir hafta sonu daha geride kaldı, hiç bir şey yapamadım diyorum ama dün ya iş aradan çıkmış...
Havalar arıcılık adına süper gidiyor...

6 yorum:

muhteşem turunç dedi ki...

Abi ne dersen de işte; hıh tamam dediğin anda varoa mücadelesi yeniden başlıyor aç koloniyle karşılaşıyorsun vs.:))sonrada bu sene mevsim olumsuzlukları nedeniyle şu kadar koloni kaybım oldu de dur yersen:)) Senin yerinde olmak istemem o kadar koloni ve yalnız başına:(( İlhami abi kaytarıyo olabilir bir ben denetleyim :)) gelelim seraya o sera fırtınada dayanmaz diyorum ahada buraya yazdım zamanı gelince görürsün. Hele şöyle bir kaç hafta geçsin marulları yarıştıtıtız artıkın:)) sağlıcakla kal.

Ali Türk dedi ki...

Muhteşem abi bu yıl yavru hiç kesilmedi, yavruyu kesmeyen arılarda varroada sürekli üredi, yıl içinde bala çalışmayan kovanlarda mücadele yapıyoruz ama bu yıl bazı şeylere yetişemedim.
Uzun süren mevsim sonrası insan bakımlardan bıkıyor.Bıksanda yapılacak işi başkası yapmayacak, mecbursun çalışmaya...
İlhamiabi kaytarıyor be...
Seramız bu gün bittisayılır. Sera olan yer kolay kolay rüzgar almıyor...
Yarış başladı bile...


Sağlıcakla kal.

Eyüp ÇAKIR dedi ki...

Abi sera çok güzel olmuş yüksek olması iyi , komple açıp kapamak zorunda kalmazsınız.
Bizim buraların havasından mıdır nedir ben kovanlarda hiç aşırı derecede varroa dökülmesi görmedim.Okadar incelememe rağmen sezonda kanatsız arı da göremiyorum.Baharda tek tük görünüyor.Erkek çıtasınıda kesiyorum içini incelediğimde varroaya hiç rastlamadım.Formik asit ve oksalik asit kullandığımda 6 7 varroa ancak dökülüyor.Varroanın aşırı sıcaklara dayanamadığını duymuştum.Bizim buralarda haliyle yaz günleri aşırı sıcak oluyor sebebi bu olabilirmi.Sağlıcakla kal abi.

Ali Türk dedi ki...

Eyüp ilk defa sera çalışması yaptık, sonuçlara gördükten sonra güzel mi çirkin mi göreceğiz...
Sizin oralarda varroa olnmamasının nedenleri büyük olasılıkla civarınızda fazla arı yoktur. Arısı olanlarda hepsi aynı anda mücadele eder ise otomatikman varroa üretimi biter. Bende bir kaç arılık var ve mücadele turlarını kaçırıyorum,turun birisini aksattınmı yapmış olduğun mücadele boşa gidiyor, başa dönmek gerekir.
Biz erkek atan kovanlara özellikle boş çıta verip mümkün olduğunca fazla erkek üretmeye çalışırız, erkek çıtası ile varroa mücadelesi yapmak, %50 varroayı zaten yok ediyor.
Sıcaklık ile varroa mücadelesi için bir alet vardı, arıların dayandığı sıcağa varroalar dayanmıyormuş.

Sağlıcakla kal.

yusuf şimşak dedi ki...

SLM...

Sayın Bakanım.

Kızları yedi düvele vermiş tabii nerden babasını bilecenn ::))

Yedi kocalı hürmüz ::))

Arılığa kışın ortaaında gitsem bile iş beni buluyor.Onun için kışın uğramıyorum::))

Varo çiftliği kurmuşsunda haberimiz yok.Seneye kurbana sendeyiz:)

SLM ve Muhabbetle...

Ali Türk dedi ki...

Slm sayın Yusuf bey...

Arıcılar gelişmiş ülkelerde f1 kullanıyor, en fazla f2 olur, bizde arılar f 1500 olmuş, doğru diyorsun, kimin kime verdiği belli olmadımı anada babada bilinmez...
Keşke yedi kocalı hürmüz olsalardı... :)
Arılıkta sayı çogaldıkça mutlaka bir iş olur, arılığa ugrasanda ugramasanda iş senin başkası yapmayacak ya...
Varroa çiftliği henüz kurulmadı,bir kovan böyle çılgın çıktı hepsi öyle değil.
Buyurun gene varroa kesemezsek, başka bir şey buluruz...

Sağlıcakla kal.