30.07.2015

ARICILIK VE RUTİN ÇALIŞMA VE EĞİTİMLERE DEVAM...

 Dostlarımdan Seyit hoca hafta sonu için randevu istemişti. Tohumlama yapacağımı bildiği için neler oluyor yerinde görmek istedi. Görmek bir şeyleri öğrenmenin en kolay yoludur.
Biz görmeden tırmalaya tırmalaya buralara kadar geldik.

Konu damızlık üretimi ve damızlık üretiminde saf hatlara ihtiyaç vardır.

Cahillik eğitimle filan geçmez, düzinelerce diploma alın özünüzde problemler varsa hepsi nafile.

Ülkemizdeki damızlık kavramı söyle en ünlü bilimcimiz derki arılıktaki en  erimli kovanı damızlık olarak kullanın, bunu söyleyenin diploma babında kariyeri çok iyi...
Aynı kişi br ara bir arılıkta eline bir çıta arı almış ve diyorduki, ülkemizde böyle sakin arılar var :))
Elinde tutup açıklama yaptığı arı benimdi, nereden bilsin...
Bilenler vardı tabiki...
Arıcılıkta gelişmiş ülkelerde arının yedi sülalesi, 70-80 yıldır kayıt altında damızlıklarını bu süzgeçten geçirip seçiyorlar, oradaki bilimcilerde bunun gerekli olduğunu savunuyor, şimdi kim cahil kim alim ben bir türlü karar veremiyorum karar sizin...
Yada biz arılarımızın en verimlilerini damızlık olarak kullanacak isek bilim adamına niye ihtiyaç olsun ki...

Bir arkadaşımız bir arıcılık enstitüsünden damızlık aldı...
Alan razı, satan razı...
İşin garip tarafı razı olamayan cahiller var...
Eiştayin ne demiş, cahillik ne güzel, her şeyi biliyorsun diyor...
Yok efendim ondan damızlık olmaz, peki enstitü bunu süs olsun diye mi üretip damızlık diye sattı, ve o yıl üretmiş ve seçmiş olduğu ana arı sayısı sadece 3 taneydi...
Bu üretilen damızlıklar bir yıllık testten geçmişler ikinci yıl teste kalsalar fiyatları dahada artıyor.

Her şeye havlayanlar var, cevap versen bir dert vermesen bir dert, geçenlerde birsi diyor ki siz insanları köpek yerine koydunuz, böyle bir şey yok.

Köpekler asil hayvanlardır, boş yere kesinlikle havlamazlar.Sadıktırlar, o kapı bu kapı dolaşmazlar.
Ata sözümde zaten, köpek ürür, kervan yürür demez. Bazıları köpekle iti birbirine karştırıyor, bunlar tamamen farklı şeylerdir.
İt ürür kervan yürür ata sözünde anlatılan şey, olur olmaz her şeye havlayan, herkese kuyruk sallayan, bu kapı olmadı, öbür kapıya koşan anlamındadır. Bazıları neden alınır bilmem...Alınıyorsan sende sorun var demektir...
Benim için neler denilmedi, hiçte umurumda değil, kervan yürümeye devam ediyor...
Hakkımda söylenenlere alınmıyorum ama söylenenleri bir kenara yazıyorum...
Bazıları sadece laf üretiyor biz işe iş üretmeye devam ediyoruz.

Gelelim damızlık üretimine, damızlık üretiminde saf hatlara ihtiyaç var. Saf hatları masa başında birleştirmek daha kolaydır.
Bu işin olmazsa olmazı erkek arılar...
Bildiğiniz ve sizin kontrolünüzde olan, dışarıdan toplanan erkekler değil.

Ramazan ayı içinde erkek üretim kovanlarında yüzlerce erkek arım öldü onları iyi yönetemedim. Erkek kovanlarını gündüz açamıyorsunuz, akşamlarıda iftara yetişmek için arılıktan erken çıktık erkek kovanlarını gözlemleyemedik.

Yükümüz çok fazla ana arı üretiyoruz, bala çalışan kovanlar ayarlıyoruz, erkek yetiştiriyoruz, nikah kıyıyoruz gibi ve işlere yetişemiyoruz buna da şükür.
Yukarıda sayılanların her biri Avrupa da ayrı branştır.

Bunun yanında medya ayağında dost ve düşmanı sürüklüyorum oda ayrı bir iş...

 Bu turda Avusturya'dan temin edilip bana hediye edilen bir damızlığın kopyalarını aldık.
 Elimde kalan erkek arıların tamamının sütlerini aldım sürekli ölüyorlar...
Madem öleceksiniz bir işe yarayıp ölün...
 Erkek arılar için yeni bir şey düşündüm, kovana geçen bölüm lastikli, en üste de ana arı ızgarası takmayı düşünüyordum acele olduğu için ızgarayı monte edemedim.
Seyit hocam erkek toplamada ve diğer çalışmalarda  bana yardım etti...
 Muhteşem abi ise değişik bir fikir verdi, kafamada yattı.
Tek kişilik cibinlikler var dedi, arılığa kur ve erkek kovanlarını onun içinde aç :))
Fikir güzel ama erkekler üstümüze neler yapmaz neler...
 Seyit hocam gerekli bilgileri aldı ve uygulama işine iyice ısındı bende nikah kıyarım demeye başladı...
Seyretmesi kolay oluyor, bir yere gidiyorsunuz, direksiyonda değilsiniz, bir kaç gün sonra aynı yere gidilecek ve yanınızda kimse yok acaba nereden geçtiydik doğru yolda mıyım demeye başlıyorsunuz. İş zor değil ama o kadarda kolay değil, yıllarımızı verdik hala eksikliklerimiz var.
 İş uzun sürdüğü için arabada alet kurulu olduğu için yemeği arılığa istedik.
 Elemanda hala oruç tutuyor, şuradan bir resim al bir uzaklaş dedik :))
Toplanan spermler depolandı, bir tur şu an yolda onlar için sperm hazır.
 Uygulamadan kesitler....
 İlk defa bu turda tüm ana arılara oldu notu düştüm. Çok formdaydım bazen bir kaç tanede sorun oluyor açıyı tutturamıyorsun sperm gitmez çapak çıkar gibi...

 Bazı kızlar bayılır bayılmaz açılıp saçılırlar....

 Mutlu bir kraliçe, kurt kuş kapmadan masada halledildi...

Seyit hocam gelirken arılara fondon şekeri getirmiş. Buralardaki bayilerde kovan ile satılmıyorlar üretim yok filan diyenler vardı demekki paketli daha karlıki kova ileuğraşmıyorlar.
 7x7 demiştim, ertesi günkü kontrolde 7 ve 11 bölmelerinde yoktu. Tohumlanan ana arılr bölmelerine kafesle ve az bir kek ile veriliyor. Tohumlamadan gelmiş ana arıyı bölme kabul etmeye biliyor, şu ana kadar her koşulda nasıl yönetilir hepsini öğrendik ama bazen yapılanlar sonuçsuz kala biliyor.
Tohumlama sonrası bölmeler çok iyi yönetilmeli...
Bu bazen bir ay sürer...

 Avusturyalı kızın kızılarından 2 tanesi yumurtaya başladı, diğer 3 taneside bayağı irileşti, 7x7 olmayacak ama 7x5 oldu gibi görünüyor.
 Arılıkta 8 kovada su var, iki günde kovalardaki su tamamen bitiyor, felaket sıcak var.
Kırşahin hattının en sonuncusu 33 numara nihayet yavru kapadı. Yaklaşık doğumdan bu güne kadar geçen süre 50 gün filan...
Zayıf bölmelerde ana arı çok geç yumurtaya giriyor, bundan sonrası daha kalabalık bölmeler olacak aşırı kalabalık bölmelerde ilk gün ana arı kaybı çok oluyor. Tohumla ver ertesi gün ana arı yok. Kalan ana arılar ise kısa sürede yumurtaya başlıyor. 24 Taneden 17 tanesi yavru kapadı, geçen süreç içinde 7 tanesi olmadı ve kayboldu.
 Bu nasıl sakal anlamadım.
Arılarda sıcağa alışıyor, ertesi gün daha sıcaktı böyle salkım olmadı...
 Ana arı üretim işleri devam ediyor başlatıcı koloniler bazen yeter artıkdiyor acayip asi_leşiyorlar...
 Hala dönmeyen ana arı problemini çözemedim.
Bir sırada 11 kutu var, kutular ters düz çalışıyor birisi doğuya birisi batıya bakıyor.  Sonuç 5 Ana arı kayıp.
Hemen arkasında gene aynı dizilimde 6 kutu var, 5 ana arı var bir kayıp
Gene aynı yerde bunların hepsine aynı gün aynı memeler verilmiş, yan yana iki kutu var, birisi doğuya birisi batıya bakıyor, ana arılardan birisi var birisi yok.
Neler denemedim ki çözemedim gitti...
Bu anlatımın fotosuda vardı onu bir başka paylaşımda yayınlayayım...

 Son zamanlarda havalar aşırı sıcaklaştı. Memeleri 10 veya 11. gün dağıtıyoruz, 8. gün bakıyorsun memeler bozulmaya başlanmış. Artık memeler kapandımı kafeslemeye başladım.
 Güçlü kutulara kek dayanmıyor, ana arısı alınmış kutuya kek vermiyorum ne zaman meme verirsem o zaman kek verilecek.
 Bu arada bizimkiler beni balığa götürdüler.
Acayip eşek istavriti çıkıyor.İştavrit var, kraçe var, gümüş var, kefal ve mırmır balığı geliyordu.

 Arada denizide görmüş olduk.
 Mırmır balığı az çıktı, bazı günler 4-5 tane alanlar olmuş bizim gittiğimiz gün tek bir tane çektik.

Bir dostum tarafından gönderilen hediye ana arı. Karniol arısının ana vatanından. Otantik bir kraliçe.
Getirip gönderen sağ olsun, yeni bir Alitürk hattımız oldu...
Allah dostlarıma zeval vermesin, bana acayip imkanlar sunuyorlar.
Elimizdekilere oldukça uzak ama asıl kaynak bu kraliçenin geldiği yerden başka ülkelere dağılıyor ve bunların soy ağacı itina ile tutulmaya devam ediyor...
Yoksa saf hatlar asıl korunsuz, damızlıklar saflar olmadan nasıl oluşturulsun...
Cahillik işte böyle bir şey her şeyi bili yazıyorsun :))

6 yorum:

özdemir ArıÇiftliği mehmet özdemir dedi ki...

Ali bey çalışmalarınızı izlemekteyim ama bir araya gelip bir konuşamadık bence çok doğru bir iş yapmaktasınız tabı iyi iş yapınca eleştiri peşinden gelir bu bizim arıcını hen çok sevdiği bir iştir ülkemizde arıcı yok desem yeridir sadece bal almak için sezonluk arıcı çok var ama konuşmaya sıra geldi mi kimseye pabuç bırakmazlar bildiğiniz yol doğru yoldur ama yapılacak iş çok var yolunuz açık olsun

Ali Türk dedi ki...

Mehmet bey bildiklerimizi ve yaptıklarımızı paylaşıyoruz. Bizi sevende sevmeyende sonuçta okuyup bizler ile sohbet etmiş oluyor.

Yaptığımız iş iyi veya kötü olabilir ona varım, eleştiride olmalı ve yaptığım işlerin eksiklerini mutlaka vardır.

Benim zoruma giden, kadınlara taş çıkartan erkek kılıklı mahluklar var piyasada ve bunlar arıcı.
İnsanlar arkadaş olur, dost olur, bunlar gayet doğal şeyler...
Ayrılıkları ben karı koca ayrılıklarına benzetiyorum, evliliğin başına gel iki tarafta ayrılmak için yolla çıkmamış.
Bir gün olmuş karı koca ayrılıyor, sonrasında dul karı gibi geçmişi yad etmenin ne anlamı var.
Benimde yolumu ayırdığım bir sürü kişi var, hiç birisiyle ilgili oturup yazıp çiziyor muyum.İster haklı ol ister haksız ol, bunu yapanlar insanlıktan nasibini almayan karaktersizler, başka konuşacak ve övünecek şeyleri yok havlayıp duruyorlar. İnsanlık ve adamlık bumudur....
Keşke yaptıklarıma rakip çıksaydı,maalesef sadece lafçılar ve kervan uğurayıcıları ile yolumuza devam ediyoruz.

Sizinde yolunuz açık olsun, sağlıcakla kalın.

muhteşem turunç dedi ki...

Sayın ustam:))

Artık devir değişti. Kervan kalmadı lojistik firmaları var. Devede yok gemi ve tırlar var. Bunlara kafayı takmamak gerektiğini düşünmekteyim. Kervanlara ürüyen itlerin durumu zor tabi şimdilerde tırların altında ezilip heba olmaktalar:)) Öyle ufak balıkların resmını yayınlama cezası var bılıyosun yakalanırsın:)) hiç olmadı ille haber yapacaksın marketten al:))
Sağlıcakla kal.

Ali Türk dedi ki...

Muhteşem abi sonuçta it itlikten vaz geçer mi? tabiki geçmez lafı dolandırıp durmayalım...
Takmış olsak onlar gibi olurduk...
Balık konusunda açıklama yaparsam sakata gelirim susma hakkımı kullanıyorum :))
Marketten haber yapmak ise benim tarzım değil beya...

Sağlıcakla kal.

Mirili Arıcı dedi ki...

Abi selamlar

Seyyit hoca ne zamandır bu ânı bekliyordu.

Dedem dirdi "oğlum çamuru malaklar pek sever". Bir tek çamura yatkın olduklarından, Avrupa birincisi elimizde desek ona da tayfalarıyla bir kulp takarlar.
Varroayı kendi temizler diye reklam edip ilacı vurunca dökülen miktarı utanmadan gösterirler.

Balığa ne ara vakit buldun bea :)


Ali Türk dedi ki...

Fatih A.s.
Yav dururp durukene şimdi malakta nirden çıktı...

Varroayı kim nasıl temizliyor onu anlamadım...
Benim bildiğim varroa ile iyi mücadele etmez isen kendi kendine ölen varroaları beklersen kovan söner.

Bir akşam emmi oğlu arılıktan alıp özel bir yere götürdü ve balık tutma imkanımızda oldu...

Sağlıcakla kal.